Çift Poşetçi Olmak

Çift Poşetçi Olmak 

Hem iş hem de özel yaşamda karşımıza her an, sorunlar ve fırsatlar çıkar. Bunlardan bir kısmı "gerçekler dünyası", diğer bir kısmı ise "duygular dünyası" ile ilgili sorun ve fırsatlardır.

Gerçekler dünyasından kaynaklanan sorun ve fırsatlar konusundaki tavrımızı, genellikle akıl ve mantığımızı kullanarak, deneyimlerimizden, mesleki bilgilerimizden yararlanarak belirleriz. Duygular dünyasına ait olanları anlamak ve çözümlemek ise çoğu kez daha zordur; hayal kırıklığı ve üzüntüye neden olurlar. Kişisel ve kurumsal gelişimin önünü tıkayan unsurlar çoğu kez bu tür sorunların çözümlenememesi ve bu tür fırsatların değerlendirilememesinden kaynaklanır. Duygular dünyasından kaynaklanan problemlerin, çözümünün en zor problemler olduğunu söylemek herhalde hiç kimseye şaşırtıcı gelmeyecektir. Pek az kişi insan beyni ve insan psikolojisi hakkında geniş bilgi sahibidir. Aynı şekilde, motivasyon, birbirimizi anlayacak şekilde iletişim kurma, ortak vizyonları paylaşma ve içimizdeki yaratıcılığı kullanma konularında da kişiler çoğunlukla bilgi sahibi değildir.

  • Evde ve iş yerinde kaçınılmaz olarak yaşanan sorunları nasıl çözümleyebiliriz?
  • İster yönetici, ister eleman olalım, işimizi nasıl daha coşku ile yapar, işimizden nasıl gurur duyar ve tatmin oluruz?
  • Sorumluluk duygusunu ve takım dayanışmasını nasıl geliştirebiliriz gibi soruların cevapları da kolaylıkla yanıtlanamaz. Bilgi eksikliğimizin sonuçlarını, işyerinde sürtüşme, ilişkilerin zayıflaması, bozulması, işe devamsızlık, tatminsizlik, kendini işe verememe, verimlilik azalması, daha fazla hata yapma, gereksiz harcamalar ve düşük kalite olarak hergün fazlasıyla yaşıyoruz. Bu durum, gerçekler dünyasının çok iyi bildiğimiz kurallarının kendi kendimizle ve başkaları ile barışık, "kazanan kişi" olmamıza yetmediğini gösteriyor. Eğer kendinizi iyi hissetmek ve iyi ilişkiler kurmak istiyorsanız, hayata karşı en temel tavrınızı oluşturan kendinize, çevrenizdekilere ve olaylara karşı tutumunuzu sorgulayarak işe başlayabilirsiniz.

TMI’ın Yaklaşımı

İster yönetici, ister eleman olsun, çalışma hayatında "protesto mahiyetinde çalışan" ve "protesto mahiyetinde yaşayan" kişilere çok sık rastlarız. TMI literatüründe bu kişilere "Tek Poşetçi" adı verilmiştir. Tek Poşetçiler, hem kendi gelişimlerini hem de başkalarının gelişimini engelleyen kişilerdir. Yaptıkları işe, iş arkadaşlarına ve çevrelerine karşı olumsuz bir tutum içindedirler. Hayata bakış açıları olumsuzdur, kendilerini yaptıkları işe adamazlar. Tek Poşetçiler için çalışma saatleri anlamlı bir zaman dilimi değildir, işyerinde geçirdikleri zamanın kendilerine bir şey kazandırmadığını düşünürler. Tek Poşetçiler, kendilerini şartların kurbanı olarak görürler ve hayata karşı sahip oldukları bu tutumun tutsağıdırlar. “Çift Poşetçiler” ise kendi hayatlarının sorumluluğunu üstlenen kişilerdir. Hayata bakış açıları daha olumludur, en iyi olmayı hedefler gerek iş gerek özel hayatlarının her anını dolu dolu yaşarlar. Çift Poşetçiler, işini iyi yapıyor olmanın getirdiği saygınlığın başlı başına bir ödül olduğunun farkındadır. İnsanları Tek Poşetçi ve Çift Poşetçi diye kesin bir ayırıma tabi tutmamak gerekir. Hepimiz bazen Tek Poşetçi bazen Çift Poşetçi davranış biçimlerini benimseriz. Tek Poşetçi veya Çift Poşetçi olmak kişinin tümüyle kendi tercihidir. Kişi isterse Çift Poşetçi olmayı öğrenebilir.

"Çift Poşetçi Olmak” kavramı, çalışanların kuruluş faaliyetlerinin gelişimine katkıda bulunacak davranış biçimlerini benimsemelerinde ve olumlu bir kurum kültürü oluşturulmasında yardımcı olur.

  • Çalışanlar samimi olarak işlerini sahiplenirler
  • Aralarında açıklık, güven ve karşılıklı saygı ilkeleri geçerli hale gelir
  • Çalışanların birbirlerini daha çok takdir etmesi ile motivasyon artar
  • Birlik, beraberlik ve takım ruhu gelişir
  • Kuruluşa yaratıcılık, iyimserlik, neşe, olumlu bir atmosfer ve enerji hakim olur
  • Çalışanların sorumluluk, bağlılık ve İnisiyatif kullanma duyguları güçlenir

"Çift Poşetçi Olmak” kavramının çalışanlar için kişisel bazda faydalarını şu şekilde özetleyebilirz: 

  • Kendilerine ve başkalarına karşı olumlu bir tutum geliştirmek ve bu tutumu korumak
  • Özdeğerlerini güçlendirmek ve başkalarını teşvik etmek
  • Başka insanların gösterdikleri olumlu çabaları görmek ve takdir etmek
  • Başka insanların takdirlerini kabul ederek kendilerini daha iyi hissetmek
  • Başka insanlara, onların cesaretini kırmadan yapıcı bir şekilde eleştiri yöneltebilmek
  • Kendilerine yöneltilen eleştirilerden kendilerini geliştirecek şekilde dersler çıkartmak,
  • Daha hoşgörülü olmak ve farklı insanlarla daha kolay uyum sağlamak
  • Anlamlı ve somut sonuçlar elde etmelerini sağlayan bir yaşam yaratmak ve bunu sürdürebilmek