Önce İnsan

Önce İnsan 

İnsanların, duygu, düşünce ve davranışlarını anlama açısından, kapsamlı bir eğitim almış olanlarımız azdır. Birbirimizi nasıl motive edeceğimizi, birbirimizi daha iyi anlamak için ne şekilde iletişim kurmamız gerektiğini yeterince bilmiyoruz. Birlikte ortak bir vizyon oluşturma ve yaratıcı bir düşünce ile kendimizi geliştirme konusunda yeterince başarılı değiliz. Bilgi eksikliğimizin sonuçlarını işyerinde sürtüşme, ilişkilerin zayıflaması, bozulması, işe devamsızlık, tatminsizlik, kendini işe verememe, verimlilik azalması, fazla hata yapma ve düşük kalite olarak her gün fazlasıyla yaşıyoruz.

TMI’ın Önce İnsan Felsefesi,  ile yönetici ve eleman olarak yaptığımız işten nasıl gurur ve şevk duyarız, nasıl hoşgörü ve esneklik gösterebiliriz, sorumluluk duygumuzu nasıl geliştirebiliriz, nasıl daha iyi ilişkiler kurarız, nasıl ‘kazanan kişi’ haline geliriz sorularının cevabını veriyor. 

Önce İnsan FilÖnce İnsan Felsefesi’nin esası, kişileri iş ve özel yaşamlarında, katılımcı, olumlu bir tutum benimseyerek, kaliteli kişisel hizmet vermeleri yönünde teşvik etmek, cesaretlendirmektir. Önce İnsan Felsefesi, işbirliğini ve dayanışmayı beraberinde getiren bir kişisel gelişim sürecini tanıtmakta ve bu konuda katılımcılara bazı teknikler ve araçlar vermektedir. 

Önce İnsan Felsefesi, çevre ile olan ilişkilerde gösterilen ilgilerin, kişilerin hayata bakış açıları ve davranışları üzerindeki etkisi ve iletişimlerin sağlıklı olması için uygulanması gereken teknikler üzerinde durmakta, katılımcılara hayatlarında olumlu yönde bir değişimi yaratacak güce sahip oldukları ve bunun için sorumluluk almaları gerektiği ilham, kuruluşların, gelişim, değişim, artan rekabetle mücadele, hizmet/ürün kalitesini yükseltme çalışmalarına destek vermektedir. Önce İnsan Felsefesi, yukarıda sayılan özellikleri nedeniyle organizasyonda canlanma, dinamizm ve gelişme yaratır. 

‘Önce İnsan’ Felsefesi, kuruluşların;

  • Dahili ve harici hizmet kalitesinin yükseltilmesi, çalışanların özel yaşamda ve çalışma yaşamlarında özgüvenlerinin artması,
  • Kalite uygulamalarında kişiler ve departmanlar arası olumlu iletişim ortamının yaratılması,
  • Değişim projelerinde değişime karşı duyulan olumsuz tavır ve direncin ortadan kaldırılması,
  • Şirket kuruluşları, birleşmeler, küçülmeler ve özelleştirmeler sırasında ortaya çıkan iletişim bozukluğu ve uyum gibi sorunların giderilmesi, değişimin olumlu yönde algılanması,
  • Çalışanların motivasyonu ve katılım düzeyinin yükseltilmesi ile ortak bir dil birliği ve kurum kültürü oluşturulması,
  • Farklı yerleşim bölgelerindeki tesislerde çalışanlar arasındaki iletişimin daha sağlıklı olmasını amaçlayan bir yaklaşımı içerir.

‘Önce İnsan’ felsefesinin temel konusu bireydir. Temel amaç, bireyin kendisi ile barışık, iş ve özel hayatını koordine edebilen, çevresiyle kuracağı olumlu ilişkilerden en fazla kendisinin yarar sağlayacağının bilincinde ve işinden zevk almayı öğrenmiş kazanan kişiler haline getirilmesidir. 

Özel yaşamında mutsuz ve hayal kırıklığı içinde bulunan bir insanın çalışma ortamında yüksek düzeyde verim ortaya koyması olası değildir.  Kendini iyi tanıyan, kuvvetli yönlerini öne çıkarmayı, eksik yönlerini geliştirmeyi bilen, hayatını olayların ve şartların kurbanı olmaktan çok kendi iradesi ile yönlendirebileceğinin bilincinde olan ve yaptığı işten zevk almayı öğrenmiş kişilerin, çalışma hayatındaki bireysel performansları belirgin bir şekilde artacaktır. Bu kişilerden oluşan bir organizasyonun genel performansı da, kuşkusuz daha yüksek olacaktır. Seminerin temel felsefesi üst düzey yönetimin özel bir yönetim tarzı benimsemeye hazır olmasını gerektirir. Projeden azami faydanın sağlanabilmesi ancak üst yönetimin inancı ve projeye vereceği destekle mümkündür.

Önce İnsan Felsefesi’nin faydalı olduğu alanlar:

  • Kişisel Hizmet Kalitesinin Yükseltilmesi

Kuruluş içinde bir işbirliği ortamının oluşmasına duyulan özlemin ortaya konması ve çalışanların bu yönde motive edilmeleri kuruluşun iç ve dış müşterilerine verdiği hizmetin kalitesini arttırır

  • Takım Ruhunun Gelişmesi

Kuruluşun farklı bölümlerinden insanların iki günlük Önce İnsan deneyimi süresince bir araya gelmeleri, ortak hedeflerin daha kolay benimsenmesine ve bir takıma mensup olma düşüncesinin yerleşmesine neden olur. İnsanların, çalışma ortamında birbirlerinin problemlerini anlamalarını ve sorunlarını çözmeyi kolaylaştırır

  • Katılımcılığın Artması

Bireyler, kuruluşun genel hedefleri ve ait oldukları departmanın üreteceği sonuçlar için, kendilerinin yapacağı katkıları tartışır, öneriler getirir ve daha fazla sorumluluk duyar.

  • Motivasyon Artışı

Çalışanlara sahip oldukları enerjiyi nasıl keşfedecekleri ve nasıl kullanacakları öğretilir. Bu şekilde, sorunlarla karşılaşıldığı anda çözümleme yönündeki gayretler hız kazanır.

  • Kendine Güven-Özdeğer Artışı

Çalışanların birbirleri ile olan ilişkilerini olumlu yönde geliştirmelerine ve baskı altında kaldıkları durumlarda sorunları daha kolay giderebilmelerine yardımcı olur. Bu sorunlar, kaynak yetersizliğine bağlı iç sorunlar olabildiği gibi, müşteri ve Pazar taleplerinden kaynaklanan dış sorunlar da olabilir.

  • Gurur ve Başarı Duygusunun Artışı

Yöneticiler, proje ve planlarla ilgili olarak elemanlarıyla kurdukları iletişimde onları motive etmelerinin önemini daha iyi anlarken, çalışanlar da başarı ve bu başarıda pay sahibi olma konusunda daha duyarlı hale gelirler.

  • Hedef Birliği

Kuruluş hedeflerinin her düzeyde benimsenmesi ve buna yönelik katılımın sağlanması çalışanların tutum ve davranışlarına bütünüyle yansımaktadır.