Markalaşmış Kurum Kültürü

Markalaşmış Kurum Kültürü 

Neden bazı şirketler yüzlerce yıl var olabiliyorken, diğerleri kısa sürede yok oluyor? Uzun süre hayatta kalabilen şirketlerin sahip olup da diğerlerinde eksik kalan ortak özellikler neler olabilir?

  • Kontrol edemeyecekleri bir dünyada var olduklarının farkındalar ve başarılı olabilmek için değişmeleri gerektiğini
  • Farklı kültürel geçmişe sahip bireyleri bir araya getirerek, çalışanların birbirlerinden faydalanmasını, öğrenmesini ve bilginin paylaşılmasını teşvik ediyorlar
  • Önceliklerinin ‘insan’ olduğunun bilincindeler ve çalışan gelişimini önemsiyorlar
  • Güçlü bir kurumsal kimlikleri Çalışanları ‘biz kimiz’ farkındalığına sahipler ve ortak değerleri biliyorlar
  • Onlar için, insan sermayesinin optimizasyonu finansal sermayenin optimizasyonundan daha önemli
  • İş süreçlerini, aidiyet yaratabilmek, ortak değerleri tanımlamak, doğru bireyleri işe almak ve geliştirmek için kullanıyorlar
  • Karşılıklı güveni vurgulayarak çalışan bağlılığı yaratıyorlar

Çalışan bağlılığı çalışan memnuniyetinden öte bir konudur. Müşteri memnuniyetini oluşturan ücret, yan haklar gibi araçlar ile işe alım ve tutundurma alanlarında fayda sağlayabilirler; ancak çalışanların yapabileceklerinin en iyisini ortaya koymalarında onları motive etmezler. Bağlılık ancak çalışanların yaptıkları işte bir anlam, otonomi, büyüme, gelişme fırsatı bulduğunda gerçekleşir. 

Bütün bunlar ancak çalışanların ön plana konulduğu bir kurum kültürü içinde mümkün olabilir ve işte o zaman, “Çalışan Bağımlılığı, Katılımcı Yönetim, Müşteri Bağımlılığı ve Sadakati” gibi bugün pek çok şirketin peşinde olduğu kavramlar uygulamaya konulabilir. 

Oysa şirketlerin çoğunda - hala - "Önce Hiyerarşi" Kültürü hâkimdir ve aşağıdakiler - hala - bazı şirketler için geçerlidir:

  • Yöneticiler, sırça köşklerinde yaşarlar ve çalışanlardan hizmet beklerler
  • Yöneticiler, astlarına birşeyi, nasıl yapmaları gerektiğini en ince ayrıntısına kadar anlatırlar
  • Herkes, ünvanların, gücün, daha büyük odaların, park yerinde kendilerine ayrılmış yerlerin ve statü sembollerinin peşindedir
  • Çalışanlar terfi oldukça müşteriden uzaklaşırlar
  • Terfi eden yöneticilerin çoğu öğrenmeyi ve çalışmayı bırakırlar
  • Her kademedeki yönetici, çalışanlarına hizmet vermek yerine bir üst yöneticisini memnun etmek için çaba harcar. "Patronuna öncelik ver, o zaman çalışanlar ve müşterilerle ilgilenmek zorunda kalmazsın" zihniyeti hâkimdir
  • Çalışanlar yöneticilerinden çekinirler
  • Çalışanların sorumluluk alma, inisiyatif kullanma konusunda ne cesareti ne de isteği vardır
  • Çalışanlar, hata yapmaktan korkar, yaptıkları hataları hasıraltı etmeye çalışırlar

Her on yılda bir karakteri, çalışma şekli ve hayattan beklentileri son derece farklı kuşakların hâkim olduğu çalışma hayatında, bu çalışanların yüksek performans gösterenleri elinde tutabilme ve onların şirkete olan bağlılığını sağlamak belkide bugünün şirketleri için en önemli sorunlardan biri. Her yıl yayınlanan yeni raporlar bu sorunların şirketlerde giderek çok daha kritik bir hale geldiğini gösterse bile şirketler yukarıda belirtilen davranış şekillerinin hâkim olduğu kültür içinde sıkışmış durumdalar.

TMI Türkiye olarak, şirketlerin bu sorunlarını gidermeye yönelik söylemlerini tam yirmi beş yıldan beri tekrarlamaktayız. Bugün geldiğimiz aşamada rekabetçi unsurun ve sürdürülebilirliğin en önemli gereği olan ve çalışan herkesin şirket stratejilerini benimseyerek içinde olmaktan memnun oldukları bir çalışma ortamı yaratma sürecini birlikte planlıyor ve Markalaşmış Kurum Kültürünü yaratmanızda yardımcı oluyoruz.

TMI Türkiye, “Kurumdaşlık Kültürü” olarak da tanımladığı Markalaşmış Kurum Kültürü çalışmaları ile aşağıdaki hedeflere ulaşmanızı sağlar:

  • Yönetimin çalışanlara değer verdiğinin çalışanlarca algılanması
  • Çalışanlarda özgüven ve özdeğerin artması ve yüksek motivasyonun sağlanması
  • Çalışanlarda gurur ve başarı duygusunun artışı
  • Çalışanlarda şirketine ve çalışma arkadaşlarına karşı olumlu bakış açısının oluşturulması
  • Her kademedeki çalışanın değişimi olumlu yönde karşılayarak, bu değişimde sorumluluğu bizzat üstlenmesini sağlayan bir bakış açısının tüm şirkette hâkimiyetinin sağlanması
  • Herkesin elinden gelenin en iyisini yaparak, sorumluluk, inisiyatif kullanmaları konusunda teşvik edilmesi ve şirkete olan bağlılıklarının arttırılması
  • Departman içi ve departmanlar arası ilişkilerin iyileştirilmesi ve iç hizmet kalitesinin müşteriye de yansıyacak şekilde yükseltilmesi
  • Şirket içinde ast - üst ve çalışanlar seviyesinde iletişim kanallarının açılması
  • Şirket içinde ortak bir dil ve hedef birliği yaratılarak yepyeni bir kurum kültürünün yaratılması
  • Takım içi ve takımlar arasında Takımdaşlık duygusunun arttırılması
  • Katılımcı yönetim yaklaşımın, yaratıcılığın ve kurumsal girişimciliğin önünün açılması